Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, ABD-İsrail’in başlattığı savaş sonrası ilk enflasyon raporunun sunumu için kameraların karşısına geçti.
Karahan’ın sunumunda öne çıkan ifadeleri şunlar oldu:
Bir önceki Enflasyon Raporu toplantımızda 2026 yılına dair ilk öngörülerimizi sizlerle paylaşırken, küresel dinamiklerin de dezenflasyonun seyri açısından her zaman çeşitli riskler taşıdığını konuşmamın en başında not düşmüştüm.
Savaş ile yaşanan jeopolitik gelişmeler merkez bankaları açısından zor bir döneme kapı araladı.
Savaşın özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk. İlgili etkilerin kısa vadede canlı kalacağını düşünüyoruz. Şu günlerde kararlılığımızdan taviz vermediğimizin altını çizmek istiyorum.
Hürmüz’ün kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturuyor. Savaşla keskin bir şekilde artan enerji maliyetleri yüksek seviyesini koruyor.
Enerji dışı fiyatlar da artıyor. Belirsizlik tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkiliyor. 2026’da küresel ekonominin ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı Türkiye’nin dış talebinde de yansımalar bekliyoruz.
2026 yılına ait enflasyon tahminleri hem gelişmiş hem gelişmekte olan ülkelerde revize edildi.
Fed’in yüksek olasılıkla faiz oranını değiştirmeyeceği beklenirken, AMB’nin yılın ikinci yarısında faiz artırımı yapması bekleniyor.
Gelişmiş ülkelerde beklenen faiz indirimlerinin ötelendiğini ve bazılarında faiz artışı olasılıklarının da piyasa fiyatlamalarına yansıdığını görüyoruz.
Savaşın seyrinin yanı sıra, 2026 yılı boyunca gelişmiş ülkelerin izleyeceği para politikası da küresel risk iştahı ve portföy hareketleri üzerinde etkili olma potansiyeli taşıyor.
Talep komposizyonunda dengeli seyir devam ediyor.
Sanayi üretimi takip eden iki çeyrekte görece yatay seyir izledi. Kapasite kullanım oranı yılın ilk çeyreğinde sınırlı arttı.
İşsizlik oranı geçmiş dönem ortalamalarının oldukça altında seyrederken, geniş tanımlı göstergeler daha az sıkı bir işgücü piyasasına işaret ediyor.
Talebe ilişkin veriler ilk çeyrekte talep koşullarının dezenflasyonist olduğunu gösteriyor. Yılın geri kalanında dezenflasyonist görünümün korunacağını düşünüyoruz.
Küresel ticaret ve jeopolitik koşullardaki zorluklara rağmen nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise azalış gerçekleşti.
Tüketim malı ithalatında da gerileme görüyoruz.
Cari açık yılın ilk çeyreğinde artmakla birlikte milli gelire oranla tarihsel ortalamaların altında kalmaya devam etti.
Enflasyon yüksek seyrini koruyor. 2026 yılı şubat ayı sonunda Orta Doğu’da başlayan gerilim, negatif arz şoklarına yol açarak, yakın dönem enflasyon görünümünde öne çıkan ana unsur oldu. Özellikle doğalgazda fiyat artışı belirgin oldu.
Son dönemde enflasyon gelişmelerinde etkili olan bir diğer unsur gıda fiyatları oldu. Yılın ilk aylarında gıda grubu enflasyonu artırıcı yönde katkıda bulundu.
Şubat-Mart döneminde öngördüğümüz tahmin aralığının içinde seyreden tüketici enflasyonu, nisan ayında gerilimin etkilerinin belirginleşmesiyle tahmin aralığının üzerinde gerçekleşti.
Enflasyonun ana eğiliminde bir miktar yükseliş görüldü.
Kira ve eğitim kalemlerinde azalan katılık dezenflasyonu destekledi. Yılın ilk 4 ayında iki kalemin enflasyonunda önemli düşüş gözlemlendi.
-Sunum anlık olarak güncellenecektir. Sunumu takip etmek için Bloomberg HT yayınını internet sitesi, sosyal medya hesapları ve Youtube kanalındaki canlı yayın sekmelerinden izleyebilirsiniz