Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Christine Lagarde, küresel düzenin giderek zorlaştığı bir dönemde hükümetlerin para otoriteleri üzerindeki baskılarını artırabileceği uyarısında bulunarak, merkez bankası bağımsızlığının ve kredibilitesinin korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı.
Avrupa Merkez Bankası (AMB) Başkanı Christine Lagarde, dünya GSYH’sinin %75’ini temsil eden ülkelerdeki merkez bankalarının yarısında “fiili bağımsızlığın” son on yılda bozulduğuna dikkat çekti.
Lagarde, özellikle ekonomik kararların siyasi açıdan sancılı olduğu dönemlerde bağımsızlığın daha zor korunduğunu ancak kredibiliteye tam da bu anlarda ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
AMB Başkanı Christine Lagarde, dünya GSYH’sinin %75’ini temsil eden ülkelerdeki merkez bankalarının yarısında “fiili bağımsızlığın” son on yılda bozulduğuna dikkat çekti. Lagarde, özellikle ekonomik kararların siyasi açıdan sancılı olduğu dönemlerde bağımsızlığın daha zor korunduğunu ancak kredibiliteye tam da bu anlarda ihtiyaç duyulduğunu belirtti.
Küresel ekonomide arz şoklarının sıklaştığı, mali baskıların arttığı ve kamu kurumlarına olan güvenin azaldığı bir iklimde konuşan Lagarde, merkez bankalarının sadece yasal bağımsızlıklarını korumalarının yetmeyeceğini, aynı zamanda bu bağımsızlığı kullanabilmek için gereken kredibiliteyi de sürdürmeleri gerektiğini savundu.
Napolyon Bonapart’ın 1800’de kurduğu Fransa Merkez Bankası üzerindeki kontrolünü zamanla artırmasını örnek gösteren Lagarde, önümüzdeki dönemin bu tür “müdahale cazibelerini” keskinleştirebileceği uyarısında bulundu.
Bağımsızlığı korumak için üç temel koşul
Lagarde, 10-11 Haziran tarihlerinde gerçekleşecek AMB toplantısında bir faiz artırımına gitmesi beklenirken, bağımsızlığı güvence altına almak için, merkez bankalarının yetki alanlarının ve hedeflerinin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tanımlanması, politika kararlarının halka doğrudan ve şeffaf bir şekilde anlatılarak toplumsal güvenin tesisi ve para politikasının manevra kabiliyetinin korunması koşullarını sıraladı.
Manevra alanının her şeyden önce mali sorumluluğa bağlı olduğunu ifade eden Lagarde, kamu maliyesi yörüngelerinin sürdürülemez hale geldiği durumlarda yasal çerçevelerin merkez bankası bağımsızlığını tek başına koruyamayacağını vurguladı. Lagarde’a göre kredibilite, sadece beyanlarla değil “eylemlerle kazanılan” bir değer olarak yeni dünya düzeninde belirleyici faktör olacak.