TBB Başkanı Alpaslan Çakar, Türk bankacılık sektörünün enerji sektörüne kullandırdığı kredi miktarının 1 trilyon TL’yi aştığını, proje finansmanında her 100 TL’lik enerji kredisinin 53 TL’sinin yenilenebilir enerjiye sağlandığını açıkladı.
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Başkanı Alpaslan Çakar, bankacılık sektörünün enerji sektörüne kullandırdığı kredi miktarının 1 trilyon TL’yi aştığını belirterek, proje finansmanı kapsamındaki 695 milyar TL’lik enerji kredisinin 347 milyar TL’sinin yenilenebilir enerjiye sağlandığını açıkladı.
Çakar, “Dönüşümün Finansmanı: COP31 Yolunda Türkiye” toplantısında yaptığı konuşmada, COP31 Antalya Zirvesi öncesinde iklim finansmanı, enerji dönüşümü ve finans sektörünün bu süreçte üstlenebileceği role ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yenilenebilir enerji kapasitesinin artırılması, enerji verimliliği, sanayinin düşük karbonlu üretime geçişi ve yeni teknolojilere uyumun gelecek dönemin önemli yatırım alanları arasında yer aldığını belirten Çakar, son gelişmelerin enerji güvenliği ile ekonomik güvenlik arasındaki ilişkiyi daha görünür hâle getirdiğini söyledi.
REKLAM
REKLAM
Hürmüz Boğazı üzerinden yaşanan arz kesintilerinin petrol ve doğalgaz fiyatlarını artırdığına dikkati çeken Çakar, sanayi, elektrifikasyon ve veri merkezlerindeki büyümenin de elektrik talebini yukarı taşıdığını ifade etti. Çakar, bu gelişmelerin enerji arz güvenliğinin siyasi, ekonomik ve çevresel boyutlarıyla birlikte ele alınmasının önemini ortaya koyduğunu kaydetti.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Türkiye incelemesine de değinen Çakar şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Birol’un başında bulunduğu Uluslararası Enerji Ajansı’nın Türkiye incelemesi de şebekelere, sistem esnekliğine ve enerji verimliliğine yapılacak yatırımların, yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalara maruziyetimizi azaltabileceğine dikkat çekiyor. Bu tespit, COP31 vizyonumuzdaki “35’e 35″ hedefini ve elektriğin payının 2035’e kadar yüzde 35’e çıkarılması hedefini daha da anlamlı kılıyor.”
REKLAM
REKLAM
Küresel enerji yatırımında 3,4 trilyon dolar beklentisi
Enerji dönüşümünün büyük bir yatırım ihtiyacını beraberinde getirdiğine dikkati çeken Çakar, IEA’nın 2026’da küresel enerji yatırımlarının 3,4 trilyon dolara ulaşmasını ve bunun yaklaşık 2,2 trilyon dolarının temiz enerji alanlarına yönelmesini beklediğini aktardı.
Türk bankacılık sektörünün de bu süreçte önemli bir sorumluluk üstlendiğini belirten Çakar, yenilenebilir enerjiden enerji verimliliğine, sanayiden ulaşıma, inşaattan tarıma kadar farklı sektörleri destekleyen finansman araçlarıyla Türkiye’nin enerji dönüşümünün finansmanında aktif rol oynadıklarını söyledi.
REKLAM
REKLAM
Enerji sektöründe kredi 1 trilyon doları aştı
Bankacılık sektörünün enerji sektörüne kullandırdığı kredi miktarının 1 trilyon TL’nin üzerinde olduğunu açıklayan Çakar, proje finansmanı tarafındaki 695 milyar TL’lik enerji kredisinin 347 milyar TL’lik bölümünü yenilenebilir enerji kredilerinin oluşturduğunu bildirdi.
Çakar, enerji sektörüne sağlanan her 100 TL’lik proje finansmanının 53 TL’sinin yenilenebilir enerjiye yönlendirildiğini belirtti.
Bankacılık sektörünün daha fazla kaynağı yeşil ve sürdürülebilir yatırımlarla buluşturmayı hedeflediğini ifade eden Çakar, uluslararası finansman imkânlarının Türkiye’ye kazandırılması ve yeni finansman modellerinin geliştirilmesinin de sektörün öncelikleri arasında bulunduğunu kaydetti.
REKLAM
REKLAM
“Mevcut küresel sermayeyi nasıl daha fazla harekete geçirebiliriz?”
İklim değişikliğinin artık yalnızca çevresel bir mesele olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Çakar, iklim değişikliğinin ekonomik büyüme, finansal istikrar, ticaret, istihdam ve kalkınma politikalarını etkileyen sistemik bir risk alanına dönüştüğünü ifade etti.
Yeşil dönüşümü ekonomik dayanıklılığı güçlendiren ve geleceğin ekonomisine hazırlık sağlayan stratejik bir dönüşüm süreci olarak gördüklerini belirten Çakar, sözlerine şöyle devam etti:
“Ancak bu dönüşüm için gereken finansman, mevcut kaynakların oldukça üzerinde. 1,5 derece hedefi için 2025–2030 döneminde yıllık yaklaşık 7,8 trilyon dolarlık iklim yatırımına ihtiyaç duyulurken, küresel iklim finansmanı yaklaşık 2 trilyon dolar seviyesinde. Bu tablo bize yalnızca büyük bir finansman açığını değil, aynı zamanda mevcut sermayeyi doğru ve nitelikli projelere yönlendirme ihtiyacını da gösteriyor.”
REKLAM
REKLAM
Çakar, “Mevcut küresel sermayeyi nasıl daha fazla harekete geçirebiliriz?” sorusunun da gündemin merkezinde bulunması gerektiğini söyledi.
Türk bankacılık sektörünün güçlü sermaye yapısı, risk yönetimi kapasitesi ve reel sektörle yakın ilişkisi sayesinde dönüşüm sürecinde sermayeyi harekete geçiren bir rol üstlendiğini belirten Çakar, sektörün enerji verimliliği ve düşük karbonlu sanayi başta olmak üzere nitelikli projeleri finansmanla buluşturan bir köprü görevi gördüğünü ifade etti.