Avrupa Birliği’nin ikinci büyük bankası olan BBVA’nın CEO’su Onur Genç, grubun Türkiye’deki varlığı, teknolojik dönüşüm stratejileri ve küresel ekonomi hakkındaki görüşlerini paylaştı.
KEREM ILGAZ
BBVA CEO’su Onur Genç, son dönemde gerçekleştirdiği bir söyleşide, bankanın Türkiye piyasasına olan bağlılığını ve dijitalleşme vizyonunu detaylandırdı.
Türkiye’nin grup içerisindeki stratejik önemine değinen Genç, yapay zekanın operasyonel verimlilik ve müşteri deneyimi üzerindeki dönüştürücü etkisine dikkat çekti.
Madrid’de Bloomberg HT’nin sorularını yanıtlayan Onur Genç, BBVA grubunun 25 ülkede faaliyet gösterdiğini ve Garanti BBVA’nın bu ülkeler arasında üçüncü büyük operasyon olarak konumlandığını belirtti.
Grubun Türkiye’ye olan güveninin altını çizen Genç, BBVA’nın, 2011 yılından bu yana Garanti BBVA’ya toplam 8,4 milyar Euro yatırım yaparak Türkiye’nin en büyük yabancı yatırımcısı haline geldiğini söyledi. Genç, bankanın %86 hissesine sahip olan BBVA’nın, mevcut yönetim yapısından ve hissedarlıktan memnun olduğunu, büyüme niyetini koruduğunu ifade etti. Garanti BBVA’nın dijitalleşme, mobil uygulama ve müşteri hizmetleri gibi kritik alanlarda grup içerisinde öncü bir rol oynadığı vurgulandı.
Bankacılıkta yapay zeka devrimi
Yapay zekanın bankacılık sistemini son 20 yıldaki dijitalleşme dalgasından daha hızlı ve derin bir şekilde dönüştüreceğini belirten Genç, grubun bu alandaki vizyonunu şu başlıklarla özetledi:
• Verimlilik Artışı: BBVA’nın 127 bin çalışanının her biri, yapay zeka araçlarını kullanarak iş süreçlerini daha verimli hale getirme imkanına sahip olacak.
• Kişiselleştirilmiş Hizmet: Grubun dünya genelindeki 81 milyon müşterisine, yapay zeka sayesinde 81 milyon farklı ve kişiselleştirilmiş uygulama deneyimi sunulması hedefleniyor.
• Sesli Bankacılık: Gelecekte bankacılık işlemlerinin ekran üzerindeki süreçlerden ziyade, yapay zeka destekli sesli komutlarla gerçekleştirileceği öngörülüyor.
Türkiye ekonomisi ve kredi piyasası
Genç, Türkiye’deki ekonomik programı ve kredi büyümesini de değerlendirdi. Enflasyonun kontrol altına alınmaya çalışıldığı bir dönemde kredi büyümesinin düşük tutulmasının sağlıklı ve doğru bir yaklaşım olduğunu belirten Genç, Türkiye’de kredi toplamının ekonominin büyüklüğüne oranının (penetrasyon) hala çok düşük olduğunu, bu durumun sektörde uzun vadeli bir büyüme potansiyeline işaret ettiğini söyledi.
Yabancı yatırımcının kuralların belirgin ve sürekli olduğu ortamlara ilgi duyduğunu; özellikle yeşil dönüşüm, yenilenebilir enerji ve teknoloji (veri merkezleri) alanlarının büyük potansiyel taşıdığını ifade etti.
Jeopolitik riskler ve savaşın etkisi
Orta Doğu’daki savaşın süresi ve ekonomik etkilerine dair belirsizliğe değinen Genç, savaşın uzamasının başta petrol fiyatları olmak üzere dünya ekonomisi üzerinde negatif etkiler yaratacağını belirtti. ABD seçimlerinin yaklaştığı bir konjonktürde savaşın uzun sürmesinin taraflara fayda sağlamayacağı mantığıyla, çatışmaların çok uzun sürmeyeceğini umduklarını dile getirdi.