İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, Washington ile yürütülen barış görüşmelerinin en kritik maddelerinden biri olan zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması talebini kesin bir dille reddetti.
ABD ve İran arasında beş hafta önce sağlanan kırılgan ateşkesin ardından nihai bir barış paktı imzalanması için yürütülen diplomatik trafik, Tahran’dan gelen stratejik direktifle sarsıldı.
Reuters’a konuşan ve sürece yakın olan iki üst düzey İranlı kaynak, Dini Lider Mücteba Hamaney’in nükleer materyallerin egemenlik sınırları dışına çıkarılmasını yasaklayan özel bir genelge yayımladığını doğruladı.
İranlı üst düzey bürokratlar, yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş haldeki uranyum stokunun Rusya’ya transfer edilmesi veya BM nükleer gözlemcisi IAEA kontrolünde ülke dışına çıkarılması durumunda, ABD ve İsrail’in gelecekte yeni bir hava harekatı düzenlemek için daha cesur olacağına inanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump’ın barış için masaya koyduğu 5 temel şarttan ilki olan “uranyumun ABD veya güvenli bir üçüncü ülkeye teslim edilmesi” maddesi, bu direktifle birlikte fiilen boşa çıkmış oldu.
Trump tehditlerine devam ediyordu
ABD Başkanı Donald Trump, Tahran’ın uranyum zenginleştirmeyi kalıcı olarak durdurmaması ve Hürmüz Boğazı’ndaki abluka kontrolünü tamamen bırakmaması halinde, hafta sonu veya önümüzdeki hafta başında İran nükleer tesislerine yönelik “yeni ve büyük bir hava bombardımanı” başlatabileceğini söyledi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) ise Trump’ın bu tehditlerine çarşamba günü sert bir karşılık verdi. Yapılan açıklamada, “Eğer İran’a yönelik saldırganlık tekrarlanırsa, vaat edilen bölgesel savaş bu kez Orta Doğu sınırlarının da ötesine taşacaktır” ifadeleri kullanılarak küresel asimetrik misilleme sinyalleri verildi.